Kasko Sigortasında Dikkat Edilecek Hususlar

Güncelleme: 10.01.2026

Konuyu üç temel başlık altında ele alacağım. İlk bölümde kasko sigortasının kapsamı ve türlerini, ikinci bölümde kasko poliçesi yaptırırken dikkat edilmesi gereken hususları ve üçüncü bölümde ise hasar meydana geldiğinde dikkat edilmesi gerekenleri ele alacağım.

BİRİNCİ BÖLÜM: KASKO SİGORTASININ KAPSAMI VE TÜRLERİ

1) Sigortanın Konusu

Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.

a) Aracın motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,

b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar,

c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar,

d) Aracın yanması,

e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi

Yukarıda açıklanan 5 durumu kısaca isimlendirirsek; çarpışma, çarpma/devrilme, yanma, hırsızlık ve kötü niyetli hareketler kasko sigortasının ana teminat grubunu oluşturur.

Ek sözleşmeyle teminat altına alınabilecek riskler şunlardır:

1. Türkiye sınırları dışında meydana gelen zararlar,
2. Grev, lokavt, kargaşalık ile halk hareketleri ve bunları önlemek ve etkileri azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucunda meydana gelen zararlar, (Kısaca, GLKHH)
3. Terör eylemleri ve bu eylemleri önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu meydana gelen zararlar, (Kısaca, Terör)
4. Deprem, toprak kayması, fırtına, dolu, yıldırım veya yanardağ püskürmesi nedeni ile meydana gelen zararlar, (Kısaca, Deprem ve diğer doğal afet zararları)
5. Sel ve su baskını ile meydana gelen zararlar (Kısaca, Sel ve su baskını zararları),
6. Araçta sigara benzeri maddelerin teması ile meydana gelen yangın dışındaki zararlar (Kısaca, Sigara ve benzeri maddeler),
7. Yetkili olmayan kişilere çektirilen araca gelen zararlar ile kurallara uygun olmadan çekilen veya çektirilen araçlara gelen zararlar (Kısaca, Çekme ve çekilme zararları),
8. Aracın sigorta kapsamına giren tam veya kısmi bir zarara uğraması nedeni ile tam hasar halinde tazminatın ödenmesine, kısmi hasar halinde hasarın giderilmesine kadar olan sürede poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere kullanım ve gelir kaybından doğan zararlar (Kısaca, mahrumiyet bedeli veya kazanç/gelir kaybı),
9. Aracın, kurallara uygun bir şekilde yasal olarak taşınmasına izin verilen patlayıcı, parlayıcı ve yakıcı maddeler taşınması nedeniyle uğrayacağı zararlar (Kısaca, patlayıcı madde zararları) ,
10. Aracın iddia ve yarışlara katılması sonucu ile bunlara hazırlık denemeleri sırasında meydana gelen zararlar,
11. Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar (Kısaca, anahtar çalınmasıyla aracın çalınması),
12. Ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda kaybolan ve çalınan anahtarlar dolayısıyla aracın kilit mekanizmasının değiştirilmesi nedeniyle uğranılan zararlar (Kısaca, anahtarın çalınması),
13. Kemirgen ve ek sözleşmede belirtilen durumlar dahilinde diğer hayvanların vereceği zararlar (Kısaca, kemirgen ve diğer hayvan zararları),
14. Yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlar ,
15. Sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça aracın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızalar, kırılmalar ile lastiklerde meydana gelen zararlar.

Kasko sigortasında teminat dışı haller ise şöyle (özetle):

• Aracına kasten verilen zararlar
• Nükleer yakıtlardan kaynaklanan hasarlar
• Araç ile ruhsatta belirtilen taşıma yükünden fazla yük taşınması sonucu oluşan zararlar
• Savaş olayları sonucu oluşan hasarlar
• Sürücü belgesi olmayan birinin aracı kullanımı sırasında oluşan hasarlar
• Terör olaylarından kaynaklanan zararlar
• Aracının uyuşturucu almış veya alkollü kişilerce kullanılması sonucu meydana gelen zararlar

Bu risklerin hiçbirine kasko sigortası kapsamında teminat verilemez.

2) Sigorta Türleri

Kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir.

a) Kasko: Yukarı sayılan ana teminat gruplarının tamamı (çarpışma, çarpma/devrilme, yanma, hırsızlık ve kötü niyetli hareketler) için teminatın verildiği üründür.

b) Dar Kasko: Ana teminat gruplarından bir kısmı için teminatın verildiği üründür.

Daha az prim ödemek için bazı teminatları poliçenizden hariç tutarak kasko yaptırabilirsiniz. Örneğin aracınızı hem evde hem de dışarıda sürekli garaj veya otoparkta muhafaza ediyorsanız, hırsızlık teminatını hariç bırakıp dar kasko tercih edebilirsiniz.

Buna karşılık, elektrikli aracınız varsa yanma teminatı mutlaka poliçenizde yer almalıdır.

c) Genişletilmiş Kasko: Ana teminat gruplarının tamamı (çarpışma, çarpma/devrilme, yanma, hırsızlık ve kötü niyetli hareketler) ve kasko genel şartlarında ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerden (yukarıda sayılmıştır) bir kısmı için teminatın verildiği üründür.

d) Tam Kasko: Yukarıdaki teminat gruplarının tamamı ve bu genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek tüm riskler için teminatın verildiği üründür.

Uygulamada sigorta şirketleri çoğunlukla genişletilmiş kasko poliçesi sunar. Ancak bu poliçe her zaman herkes için en uygun seçenek değildir. Kişinin ihtiyaçlarına göre dar kasko veya tam kasko tercih etmesi gerekebilir. Ne var ki çoğu kişi bu ayrımların farkında olmadığı gibi, sigorta şirketleri de genellikle dar veya tam kasko teklifini müşteriye sunmamaktadır.

İKİNCİ BÖLÜMDE: POLİÇE YAPTIRIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

1. Sigorta ettirenlere aydınlatma yapılması ve bilgilendirme formu verilmesi zorunludur.

Ülkemizde sigorta bilincinin düşük olması nedeniyle, TTK’nın 1423. maddesi sigorta şirketlerine önemli bir yükümlülük yüklemiştir: Sigorta ettirenlere mutlaka bilmeleri gereken hususlar açıkça anlatılmalı ve bilgilendirme formu verilmelidir.

Ancak, bu açık yasal düzenlemeye rağmen, uygulamada en büyük sorunlardan biri poliçeleştirme aşamasında sigortalıya kritik konularda yeterli bilgilendirme yapılmamasıdır.

Elbette, Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik’in 7. maddesi uyarınca, bilgilendirme yapılmaması halinde uğranılan zararların tazmini talep edilebilir. Ancak, bu yükümlülüğe aykırılığa bağlanmış açık bir yaptırım kanunda yer almadığından, yargıda henüz bu yönde istikrar kazanmış bir içtihat oluşmuş değildir.

“MADDE 7 – (1) Sigorta sözleşmesinin kurulması ve devamı sırasında; bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş veya sigortacı hakkında yanıltıcı bilgi verilmiş veya Bilgilendirme Metninde yer alan bilgiler gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş ve bu hâllerden herhangi biri sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettiren sigorta sözleşmesini feshedebileceği gibi, varsa uğradığı zararın tazminini de talep edebilir.”

Sonuç olarak, acente veya brokerınızdan, kararınızı doğrudan etkileyecek nitelikteki kritik hususlarda mutlaka ayrıntılı aydınlatma yapılmasını ve bu önemli noktaları içeren bilgilendirme formunun size eksiksiz olarak verilmesini talep edin.

2. Aracınıza gelebilecek muhtemel zararları (riskleri) belirleyip, poliçenizdeki ana teminatlar ile ek teminatları mutlaka bu çerçevede kontrol edin.

Kasko sigortası sözleşmelerinin standart bir metin yapısı bulunmamaktadır. Uygulamada kullanılan poliçe metinleri ise çoğu zaman son derece karmaşık ve anlaşılması güç olabilmektedir. Oysa mevzuat uyarınca sigorta sözleşmelerinin, sigortalıların kolaylıkla anlayabileceği açık ve sade bir dilde düzenlenmesi esastır.

Bu çerçevede, poliçe üzerinde öncelikle kasko türünün açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Örneğin; “dar kasko”, “genişletilmiş kasko” gibi bir sınıflandırma, sigortalının satın aldığı teminat yapısını en baştan net biçimde görmesini sağlamalıdır.

Bunu takiben poliçede sırasıyla;

  • Ana teminatlar,
  • Verilen ek teminatlar,
  • Verilmeyen ek teminatlar,
  • Özel ek teminatlar,
  • Teminat dışı hâller

başlıkları altında açık ve ayrı ayrı bir yapı kurulmalıdır. Bu bölümlerden sonra;

  • Diğer Sigortalar (Ferdi Kaza, Hukuksal Koruma Sigortası vb)
  • Destek Hizmetleri (Ambulans Hizmeti, Çekici Hizmeti vb)

başlıklarına yer verilmesi uygun olacaktır.

En son aşamada ise, poliçeye özgü hükümleri içeren “Özel Şartlar” bölümü yer almalıdır.

Genel Şartlar bakımından ise, poliçe metninin içinde karmaşaya yol açmak yerine, poliçe ekinde verilmesi hem anlaşılabilirlik hem de sistematik bütünlük açısından daha doğru ve yerinde bir yaklaşım olacaktır.

Aşağıda örnek bir poliçenin teminat bölümü verilmiştir.

Yukarıda görüleceği üzere ana teminatlar sayıldıktan sonra ek teminatlar, diğer sigortalar ve özel ek teminatlar karışık verilmiştir. Bu durum kontrol etmeyi ve anlamayı güçleştirmektedir.

Uygulamada kesilen poliçelerin tamamına yakını ‘genişletilmiş kasko’dur. Ancak 15 adet ek teminatların verilmesi şirkete göre değişebilmektedir. Genelde yukarıda sayılan ek teminatlardan 1, 8, 9, 10, 14 ve 15. maddelerde düzenlenen zararların çoğunlukla poliçe kapsamında yer almadığı görülmektedir.

Buna göre örnek poliçemizde, kasko genel şartlarında sayılan 15 ek teminattan şu teminatlar verilmiştir:

• GLKHH ve Terör (2 ve 3. madde)
• Deprem ve Diğer Doğal Afetler (4. madde)
• Sel ve Su Baskını (5. madde)
• Sigara ve Benzeri Madde Zararı (6. madde)
• Yetkili Olmayan Kişilerce Çekilme (7. madde)
• Aracın Anahtarla Çalınması (11. madde)
• Anahtar Kaybı (12. madde)
• Kemirgen Hayvan Zararları (13. madde)

Buna karşılık yukarıda da belirtildiği gibi çoğu poliçede yer almayan aşağıdaki ek teminatlar örnek poliçemizde de verilmemiştir.

• 1. madde: Aracınızla yurtdışına çıkıyorsanız mutlaka alınmalı.
• 8. madde: İkame araç asistansınız varsa gerek yok; ancak örnekteki poliçede ikame araç sadece 7 gün için veriliyor. Büyük hasarlarda onarımlar daha uzun sürebileceği için bu teminat da eklenebilir.
• 9. madde: Patlayıcı madde kaynaklı zararlar için alınmalı.
• 10. madde: Yarış vb. özel kullanım söz konusuysa gerekli, değilse önemi yok.
• 13. madde: Örnek poliçede yalnızca “kemirgen hayvanların vereceği zararlar” yazıyor. Oysa klozda “kemirgen ve benzeri hayvanlar” ifadesi var. Bu durumda kedi ve köpek gibi diğer hayvanların vereceği zararların kapsam dışında bırakılmış. Özellikle kış aylarında araç içine giren kediler ya da lastiklere zarar veren sokak köpekleri ciddi risk oluşturuyor.
• 14 ve 15. maddeler: Aracınız eskiyse mutlaka eklettirmeye çalışın.

Eğer bu tür risklerin tamamına veya bir kısmına karşı teminat ihtiyacınız (örn. komşu ülkelere araba ile çıkıyorsanız vs) varsa, bunu mutlaka acentenize bildirip poliçenize eklenmesini isteyin.

Ekstra Ek Teminatlar

Sigorta poliçesinde yukarıda ek teminatlar içinde sayılmayan ve Genel Şartlarda teminat dışında kalan zararlar arasında düzenlenmeyen rizikolar (yukarıda özetle verilmiştir) için de ek sözleşme ile teminat sağlanabilir.

Ek teminat (kloz ifadesinde kullanılmakta) olarak verilebilecek risklere örnekler:

Cam Teminatı: Aracınızın camında oluşan hasarları karşılamak için verilen teminattır. Ancak burada cam değişiminde poliçede ‘orijinal cam’ koşulu olması lazım.

Tente Teminatı: Araç koruma tentesinde oluşan zararları karşılamak için verilen teminattır.

Yanlış Yakıt Teminatı: Yanlış yakıt konulması halinde motor zararını güvence altına alır.

Hasar İkame Teminatı: Poliçede aksi bir şart yoksa hasar oluşan aracın değeri, ödenen tazminat tutarı kadar eksilir. Başka bir deyişle bir sonraki kazada önceki kaza sonucu ödenen tazminat tutarı kadar eksik tazminat ödenir. Böyle bir durum olmaması için başlangıçta satılan ek teminattır.  

Hasarsızlık Koruma Teminatı: Hasar nedeniyle hasarsızlık indirim diliminizin kaybedilmemesi için verilen bir teminattır. Ancak aynı şirkette kaldığınız sürece geçerli olduğunu unutmayın.

Kişisel eşya teminatı: Araç içinde eşyaların kaza sonrası zarar görmesi veya çalınmasına yönelik teminat vermektedir.

Sokak Hayvanlarını Koruma Teminatı: 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu gereği hayvana çarpmanız halinde veteriner masraflarınızı karşılar. Örnekteki poliçede bu riske ilişkin 2.500 TL teminat verilmiş.

Dikkat Edilmesi Gereken Nokta

Ek teminatların 11., 12. ve 13. maddelerinde yer alan “ek sözleşmede belirtilen durumlarda / hallerde” ibaresi, söz konusu teminatların yalnızca poliçede açıkça tanımlanmış hallerde devreye gireceğini ifade eder.

Bazı poliçelerde “asıl anahtar ile araç çalınması teminatı” ifadesi yer almakta, bu durumda aracın yedek anahtarla çalınmasını karşılamaz, buna dikkat edin.

Bu nedenle sigorta şirketinin getirdiği özel şartları mutlaka dikkatle okuyun; şartların açık, makul ve uygulanabilir olup olmadığını titizlikle inceleyin. Ayrıca 8. maddede tanımlanan ek teminatlara ilişkin özel şartlarda belirlenen limitin yeterli olup olmadığını kontrol edin ve gerekirse yazılı olarak açıklama veya limit artışı talep edin.

Örnek: 👉

Örnek poliçenin özel şartları şaşırtıcı şekilde anlaşılır ve çoğunlukla kısa yazılmış, ayrıca muafiyet içermemektedir.

3. Limitsiz veya yüksek tutarlı İhtiyarı Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) alın.

Zorunlu trafik sigortası, karşı tarafa verilen zararları yalnızca belirli bir limite kadar karşılar. 2025 yılında geçerli Trafik Sigortası Teminatları;

  • Maddi zararlar: Kişi başına 300.000 TL, kaza başına 600.000 TL.
  • Bedeni zararlar (ölüm ve sakatlık): Kişi başına 2.700.000 TL, kaza başına 13.500.000 TL.
  • Sağlık giderleri: Kişi başına 2.700.000 TL, kaza başına 13.500.000 TL.

Örneğin, lüks bir SUV’a veya elektrikli bir araca çarptığınızda trafik sigortası sadece 300.000 TL öder, milyonlarca TL’lik hasar ise sizin cebinizden çıkar. Bu nedenle, trafik veya kasko poliçenize mutlaka yüksek limitli bir İMMS ekletmeniz gerekir.

Daha da önemlisi, ülkemizde bedeni tazminat davaları 5–6 yıl sürebilmektedir. Buradaki kritik nokta şudur: Tazminatlar güncel maaşlar veya asgari ücretler (örneğin 2025 yılı seviyeleri) üzerinden hesaplanırken, sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki (örneğin 2018 yılı) teminatlarla sınırlı kalır. Nitekim kısa süre önce bir hâkimin aktardığı bir davada, 23 milyon TL tazminata hükmedilmiş, ancak sigorta şirketi bunun yalnızca çok küçük bir bölümünü ödeyebilmiştir.

Kısacası, sigorta şirketi zamanında 100 yumurta için 1 yumurta prim alıyor, yıllar sonra dava yoluyla 10 yumurta parası ödüyor. Bu durum gerçek anlamda bir sigortacılık değildir; iyi yazılmamış mevzuat ve hatalı hukuki yorumlamaların sonucudur.

Sonuçta, yalnızca trafik sigortasına güvenmeyin. Mutlaka limitsiz veya en az 10 milyon TL teminatlı bir İMMS yaptırın. Bunu trafik veya kasko poliçenizle birlikte alabileceğiniz gibi, yalnızca İMMS satan şirketlerden de temin edebilirsiniz.Trafik sigortasında iş kaybı gibi dolaylı zararları ve manevi tazminat kapsam dışındadır.

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) sağladığı teminatlar;

  • Trafik sigortası teminatlarının tükenmesinden sonra aşan zararları ve Borçlar Kanununun Genel Hükümlerinden doğan zararları (araç mahrumiyet bedeli, kazanç kaybı vs) trafik sigortası teminatları bağlı kalmaksızın münhasıran karşılar.
  • Poliçede açıkça belirtilmesi koşuluyla manevi tazminat teminatı da sağlanabilir.

İMMS alırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar:

  • Sigorta şirketleri, bedeni teminatla birlikte maddi teminatı da (onarım bedeli ve değer kaybı bedelini kapsayacak şekilde) sunmak zorundadır. Ancak teminat tutarlarının belirlenmesi konusunda serbesttirler. Bu nedenle uygulamada, pek çok poliçede maddi teminat limitlerinin oldukça düşük belirlendiği görülmektedir.
  • Maddi teminatta onarım bedeli ve değer kaybı teminatı gibi bir alt teminat ayrımı bana göre hukuken mümkün değildir. Bazı şirketler kanaatimce yanlış bir şekilde poliçeye “değer kaybı ödenmez” veya “en fazla 10.000 TL” gibi sınırlamalar koyuyor.
  • Bedeni teminat tutarı ayrı, maddi teminat tutarı ayrı olması yerine, birleşik (kombine) teminat ta olabilir. Özetle teminatların ayrı veya birleşik verilmesi değil, önemli olan teminatın yeterli olmasıdır.
  • Manevi tazminat teminatı mutlaka alın. Kazalarda karşı taraf, maddi zarar yanında sizden manevi tazminat da talep edebilir. Örnek poliçedeki 1.000.000 TL yeterli gözükmektedir.
  • Gelir kaybı, kâr kaybı, kira kaybı veya araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların genellikle kapsam dışı gerekçesiyle red edilmektedir. Son dönemlerde bazı hukuk bürolarının bu tür talepleri doğrudan araç sahiplerine yönelttiği ve icra-dava süreçleri başlattığı görülmektedir. Hatta yakın zamanda üretimi durdurulan bir sigorta şirketi de, kasko sigortası kapsamında sigortalısına sunduğu ikame aracın bedellerini, kazalarda kusurlu olan vatandaşlardan icra yoluyla tahsil etmiştir.

Bkz. 👉 Dolaylı zararların, mahiyetleri itibarıyla İMMS kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini; ayrıca değer kaybı bedelinin, maddi teminatlardan ayrıştırılmasının hukuken ve sigortacılık tekniği bakımından mümkün olmadığını düşünüyorum.

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının Kapsamı, Dolaylı Zararlar ve Uygulamadaki Tartışmalar

4. Faydalı başka sigorta teminatları da alabilirsiniz.

Kasko poliçenize, faydalı olabilecek başka sigortaları da ekletebilirsiniz. Örneğin, yukarıdaki örnek poliçede ek teminatlar arasında sayılmayan, fakat bağımsız sigorta türü kabul edilen İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) dışında hukuksal koruma sigortası ve ferdi kaza sigortası teminatları ayrıca verilmiştir.

• Ferdi Kaza Sigortası: Vefat 5.000 TL, Sürekli Sakatlık 5.000 TL
• Hukuksal Koruma Sigortası: Araca bağlı 10.000 TL, sürücü 5.000 TL

şeklinde düzenlenmiş olup, kasko poliçesiyle birlikte paket sigorta olarak satılmıştır

i. Ferdi Kaza Sigortası

Özellikle sürücünün kaza sonucu sürekli sakat kalması veya vefatı halinde büyük önem taşır. Çünkü, kazada karşı taraf kusurlu değilse, sürücü açısından zorunlu trafik sigortası devreye girmez. Böyle bir durumda sürücüyü güvence altına alacak tek şey ferdi kaza sigortasıdır.

Yolcular açısından durum farklıdır. Onlar, kazada hangi taraf kusurlu olursa olsun trafik sigortası kapsamında korunduklarından, ferdi kaza sigortası yolcular için yalnızca ek bir güvence sağlar.

ii. Hukukî Koruma Sigortası

Hukukî koruma sigortası, diğer adıyla hukuk sigortası, prim ödenmesi karşılığında sigortalının taraf olduğu belirli dava türlerinde, yargılama giderlerini, avukatlık ücretlerini ve diğer masrafları karşılayan bir sigorta dalıdır.

Özellikle yüksek avukatlık ücretleri ve dava masraflarının ciddi yük oluşturabildiği dikkate alındığında, hukukî koruma sigortası, kasko poliçesi içinde oldukça faydalı bir güvence olarak öne çıkmaktadır.

👉 Böylece, kasko poliçenizde yalnızca aracınız değil, aynı zamanda sürücü, yolcular ve olası hukuki süreçler de güvence altına alınmış olur.

5. Şirketin Sigorta Tahkim Komisyonu (STK) üyesi olup olmadığını kontrol edin.

Bu çok önemli bir ayrıntıdır. Zira tazminat talebiniz reddedilirse veya eksik ödenirse, STK’da ortalama 4–5 ay içinde sonuç alabilirsiniz. Aksi durumda tutara göre tüketici hakem heyetine başvurmak veya zorunlu arabuluculuk, akabinde de yıllarca sürebilecek mahkeme süreçleriyle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.

Sigorta Tahkim Komisyonu web sitesine göre üye olmayan şirketler; Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi, HDI Sigorta AŞ, Quick Sigorta AŞ, Unico Sigorta AŞ, Zürich Sigorta AŞ

6. Muafiyet ve istisnalara dikkat edin, çok can yakıcı olabilirler.

Kural: Sigorta poliçesinde, tespit olunan bir miktara veya hasar ile sigorta bedelinin belli bir oranına kadar olan zararın sigortacı tarafından tazmin edilmeyeceği kararlaştırılabilir. Bu şekilde belirlenen muafiyetler en az 14 punto büyüklüğünde harflerle poliçeye yazılır.

Başka bir örnek poliçede 14 punto kuralına uyulmamıştır, bu durumda buradaki kuralın bir geçerliliği kalmayacağını düşünüyorum.

Diğer taraftan, poliçede sigorta kapsamını azaltıcı istisnaların olmaması veya az olmasına dikkat edin.

7. Parça değişimi şartlarını ve tedariğin kimin tarafından yapılacağını öğrenin.

Orijinal Parçanın Önemi

Parça niteliği, kasko sigortasında kritik bir konudur. Çünkü orijinal parçadan uzaklaştıkça:

  • Sonraki kazalarda maddi zararın artması,

  • Bedeni zararların (sakatlık ve ölüm) oluşması veya büyümesi riski yükselmektedir.

Birçok kişinin bilmediği önemli bir husus vardır: Araçların ön ve arka tamponlarının içinde “tampon demiri” bulunur. Bu parça, hem aracın güvenliği hem de içindeki insanların can emniyeti açısından kritik öneme sahiptir. Uzmanlara göre, tampon demirinin yan sanayi bir ürünle değiştirilmesi halinde, bir sonraki kazada hem aracınızda oluşacak maddi hasarın hem de meydana gelebilecek bedeni kayıpların birkaç kat artma riski vardır.

Bu nedenle, özellikle tampon demiri gibi güvenlik açısından hayati parçaların mutlaka orijinal ürünlerle değiştirilmesi gereklidir. Avrupa ve ABD’de hasarlanan parçaların orijinal ile değiştirilmesi, insan hayatı ve sağlığı için yasal zorunluluk haline getirilmiştir. Eşdeğer (örneğin TSE sertifikalı) veya çıkma parçalara ise ancak çok sınırlı ve istisnai durumlarda izin verilmektedir. Sertifikasyonsuz yan sanayi parçaların kullanımı ise kesinlikle yasaktır.

Kasko sigortası kapsamında hasarlanan aracınızda normalde mevcut parçanın niteliğine uygun değişim yapılır. Araçtaki parça orijinal ise mutlaka orijinal parça ile, yan sanayi ise yan sanayi parça ile değiştirilir. Bu kapsamda poliçelerin tamamına yakınında, değiştirilecek parçaların orijinal olacağı, ancak araçta orijinal olmayan bir parça varsa, o parçanın niteliğine uygun parça ile değişim yapılacağı açıkça yazılıdır.

Öte yandan, otomobil firmalarının parça üretim garantisi genellikle 10 yıl ile sınırlıdır. Bu sürenin ardından birçok araç modeli için orijinal parça bulmak güçleşmektedir. Böyle bir durumda; çıkma parça, eşdeğer (TSE sertifikalı) parça veya hatta yan sanayi (sertifikasız) parça ile değişim yapılmak zorunda kalınabilir.

Aracınızın modeli eskiyse, orijinal parça yerine çıkma ve gerçek anlamda eşdeğer parçayla değişimi kapsayan bir poliçe seçerek prim maliyetinizi düşürebilirsiniz. Yan sanayi parçaların kullanılması can güvenliğiniz açısından risk oluşturacağından tavsiye etmiyorum.

Tedarik Sistemi

Kaza sonrası değişim gerekli olursa parçaların kim tarafından tedarik edileceği önemli bir husustur. Bazı sigorta şirketleri poliçeye, onarımlarda parça tedariğinin yalnızca kendileri tarafından yapılacağına dair hüküm koymakta ve aksi halde ciddi oranlarda muafiyet uygulamaktadır. Şirketin sağlayacağı parçalar aracınızın niteliğine uygunsa, parça tedariğinin şirket tarafından yapılmasında esasen bir sakınca yoktur.

Ancak uygulamada bu sistemlerin yavaş işlediği, parça bekleme sürelerinin uzadığı ve tamirin gereksiz yere geciktiği yönünde şikâyetler de bulunmaktadır. Bu yüzden, tamir sürecinizi mutlaka yakından takip edin; özellikle parça tedarikinden kaynaklanan gecikmelere zamanında müdahale ederek mağduriyetinizi önleyin.

Sonuçta, tamir işlemi sırasında veya tamamlandıktan sonra değişen parçaların niteliğini aracınızın yaşına ve mevcut parçaların niteliğine uygun olup olmadığını tek tek kontrol etmeniz kritik önemdedir. Eğer aracınıza uygun parça ile değişim yapılmadığını tespit ederseniz, tamir esnasında itiraz edin, tamir sonrası farketmişseniz Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurarak ek tazminat talep edin.

8. Araç rayiç değer objektif kriterlere göre belirlenmeli

Poliçelerde çoğunlukla “şirketin atayacağı eksperin belirleyeceği tutar geçerlidir” şeklinde tek taraflı özel şartlara yer verilmektedir. Her ne kadar mevzuata göre eksperlerin tarafsız olması zorunlu olsa da, uygulamada farklı durumlarla karşılaşılabilmektedir. Bu nedenle, aşağıdaki örnek gibi daha objektif ve somut kriterlere dayalı poliçeleri tercih etmek sigortalı açısından daha güvenli olacaktır.

Anadolu Sigortanın rayiç belirleme özel şartı ⇓⇓⇓

9. Asistans hizmetlerinin kapsamını ve kullanım şartlarını öğrenin.

Asistans hizmetleri olarak güvenceler aslında destek sigortası teminatlarıdır. Neredeyse bütün kasko poliçelerinde asistans hizmetleri verilmektedir. Ama bazı insanlar poliçesinde asistans hizmeti olduğunu veya kapsamını yeterince bilmeden yaşıyor.

a. İkame araç hizmeti

Kaç kez ve kaç gün süreyle ikame araç verildiğine, ayrıca verilecek aracın segmentine özellikle dikkat edilmelidir. Yılda en az iki kez, her seferinde 14 gün süreyle ve mümkünse C segmentinde bir araç tahsis edilmesi şartının poliçede yer alması önemlidir.

Uygulamada ikame araç çoğunlukla yalnızca onarım süresiyle sınırlı olarak verilmektedir. Buna karşılık, tam hasar veya ağır hasar (pert) kararı verilen dosyalarda genellikle ikame araç temin edilmemektedir. Oysa perte ayırma süreci uzadıkça, araçsız kalmak sigortalı açısından ciddi bir mağduriyete dönüşebilmektedir. Bu nedenle, perte ayırma süreci devam ederken de ikame araç sağlayan sigorta şirketlerinin tercih edilmesi, sigortalı lehine son derece rasyonel bir yaklaşım olacaktır.

Burada dikkat çekilmesi gereken önemli nokta, ikame araç kullanımı sırasında meydana gelebilecek hasarlardan doğan sorumluluk meselesidir. Uygulamada, ikame araç teslim edilirken sigortalıya bir sözleşme imzalatılmaktadır. Bu sözleşmeye göre, ikame araçla bir kaza yapıldığında, pert durumu hariç tüm hasar bedelleri sigortalıdan talep edilmektedir. Başka bir deyişle, ikame araçlara yalnızca pert kaskosu yapılmakta, araç perte ayrılmadıkça sigorta şirketi ödeme yapmamaktadır.

İkame aracın sigortalıya verilmesi konusunda, sigorta şirketi ile ikame araç sağlayıcısı arasında zaten bir destek hizmeti (asistans) sözleşmesi bulunmaktadır. Dolayısıyla, ikame araç sağlayıcısının araç tesliminde sigortalıya imzalattığı sözleşme kanaatimce hukuken geçersizdir. Çünkü sigortalıya ikame araç alma hakkını sigorta sözleşmesi sağlamıştır. Bu durumda sigortalı, ikame araç sözleşmesinin tarafı değil, faydalananıdır. Başka bir ifadeyle, sigorta sözleşmesi içine gizli (gömülü) bir sözleşme yerleştirilemez.

Sigortacılıkta iyiniyet kuralları esastır; bu şekilde sigortalılar mağdur edilmemelidir.

Diğer taraftan, Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesi gereğince, kasko sigortası sözleşmesi kurulurken sigortalının özel dikkat göstermesi gereken hususlar hakkında açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmesi zorunludur. Oysa ikame aracın kısmi hasarlarında sigortalının sorumlu tutulacağına dair herhangi bir aydınlatma yapılmamakta, ayrıca bu husus poliçede veya bilgilendirme formlarında da yer almamaktadır.

b. Diğer asistans hizmetler

Genellikle çekici hizmeti, ambulans hizmeti, konaklama hizmeti, acil müdahale teminatı, tıbbi danışmanlık hizmeti gibi hizmetler verilebilmektedir. Bu hizmetlerden yararlanma koşulları okuyun, varsa uygun olmayan özel şartlara itiraz edin.

Poliçenizi yaptırdıktan hemen sonra asistans firmasının telefon numarasını cep telefonunuza kaydetmeyi unutmayın.

10. Hasarsızlık indirim basamaklarını ve şartlarını öğrenin.

Kasko sigortasında standart bir hasarsızlık indirim tablosu veya sabit şartlar yoktur. Başka bir deyişle, uygulama şirketten şirkete değişiklik gösterir. Bu nedenle poliçenizi yaptırmadan önce mutlaka basamak geçiş şartlarını ve indirim oranlarını öğrenin.

Diğer önemli bir husus da şudur: Hasarınızda karşı taraf kusurlu ise, zararınızı karşı tarafın trafik sigorta şirketi yerine kendi kasko sigortanızdan talep edin. Ardından sigorta şirketi ödediği tazminatı rücu yoluyla kusurlu taraftan (onun trafik sigorta şirketinden) tahsil etmeye çalışır. Bu tahsilat gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin, sonuçta sizin hasarsızlık kademeniz etkilenmez.

Söz konusu duruma rağmen, hasarsızlık indirim basamağının (örneğin %50) bir alt basamağa (örneğin %40) düşmesine neden olabilir diye kasko yerine karşı tarafın trafik sigorta şirketinden tazminat talep edenleri görüyoruz. Bu durumda karşı tarafın trafik sigorta şirketi, kendi müşterisi olmadığı için orijinal parça kullanmadan aracınızı onartabilir. Hatta bazı hukuk bürolarının, özellikle böyle bir durumun oluşmasını sağlayıp tahkim veya dava açtırmaya çalıştıklarına da şahit oluyoruz.

Hasarsızlık indirimi bozmayacak hususlar;

  • Kazada karşı taraf %100 kusurlu ise (kasko şirketiniz ödediği tutarı karşının trafik sigortacısından veya karşı taraftan talep edileceği için)
  • Mini onarım teminatı kapsamında ödemeler (Şirkete göre değişebilir)
  • Cam hasarları (Şirkete göre değişebilir)

11. Onarım yeri

Aracınızın onarımında kendi servisinizi kullanmak istiyorsanız, poliçenizde bu hakkın mutlaka yer almasına dikkat edin. Tercih ettiğiniz tamirhane aynı zamanda sigorta şirketinizin anlaşmalı servisi ise, bu durum sizin için önemli bir avantaj sağlar. Anlaşmalı değilse, anlaşmalı servis dışındaki onarımlarda ciddi muafiyetler öngören poliçelerden kesinlikle uzak durun. En doğru yaklaşım, kendi servisinize güveniyorsanız, onunla anlaşmalı olan sigorta şirketlerinden poliçe yaptırmaktır.

Diğer önemli bir husus da şudur: Batan sigorta şirketlerinde, anlaşmalı tamirhaneler veya parça tedarikçileri alacaklarını şirketten tahsil edemediklerinde, vatandaşlara icra takibi başlatabilmektedir. Oysa bu uygulamanın hukuken mümkün olmadığını düşünüyorum. Zira hizmet aldığı tamirhane veya tedarikçilerin muhatabı sigortalı değil, aralarında yaptıkları anlaşmalı servis/destek hizmet sözleşmesi ile sigorta şirketidir.

Bu konudaki çalışmamı okumanızı tavsiye ederim. ⇓⇓⇓

Sigorta Şirketlerinin Anlaşmalı Servis Uygulaması ve Hukuki Sonuçları

12. Mini onarım klozu alabilirsiniz, ama dikkat!

Küçük hasarlar, anlaşmalı servislerde hasarsızlık indiriminiz bozulmadan onarılabilir. Ancak şirket değiştirmeniz halinde bu hasarlar TRAMER’e işlendiği için mevcut hasarsızlık basamağınızı kaybedebilirsiniz.

Ne yazık ki bu önemli husus, aracılar tarafından çoğu zaman sigortalılara açıklanmamakta ve bu nedenle sıkça şikâyet konusu olmaktadır.

13. Aracınız yeni (0–3 yaş) ise poliçenize “yeni değer klozu”nu ekletin.

Bu teminat, aracınız çalındığında veya pert olduğunda size sıfır araç bedelinin ödenmesini sağlar. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, bazı sigorta şirketlerinin perte ayırma şartlarını aşırı ağırlaştırabilmesidir. Örneğin, aracın ancak rayiç değerinin %90’ını aşan bir hasar durumunda perte ayrılacağını şart koşabiliyorlar. Bu tür klozlar teminatın işlevini büyük ölçüde zayıflatır, dolayısıyla bu şekilde düzenlenmiş poliçelerden uzak durmanızda fayda var.

14. Kıymet kazanma teminatı

Kaza sonrası değişen parça nedeniyle araçta kıymet artışı oluşması halinde, bu artışın tazminattan indirilmesi gerektiğine dair genel bir kural vardır.

Ancak ülkemizde, tamir gören araçlar genellikle parça değişimi sonrasında kıymet kazanmaktan ziyade, daha yüksek oranda değer kaybına uğramaktadır. Bu nedenle, pratikte kıymet artışı oluşma ihtimali oldukça düşüktür.

Bununla birlikte bazı uzmanlar, özellikle elektrikli araçlarda hasar gören bataryanın yenisiyle değiştirilmesi durumunda, bu değişimin aracın kaza kaynaklı değer kaybını aşan bir kıymet artışı yaratabileceğini ileri sürmektedir.

15. Poliçe primleri yılsonu ucuzlar

Sigorta şirketleri, yıl sonu hedeflerine ulaşabilmek için fiyatlarını yılın son aylarında çoğunlukla düşürmektedir. Bu nedenle araç kaskolarının yıl sonunda yaptırılması avantajlıdır. Ayrıca, poliçeler bitiş tarihinden bir ay öncesine kadar düzenlenebildiği için, Ocak ayında sona erecek kasko poliçelerinin Aralık ayında yenilenmesi rasyonel bir tercih olacaktır.

Dönem içinde kısa süreli poliçe yaptırıp, yıl sonunda yıllığa dönebilirsiniz.

16. Poliçe iptalinde iade tutarını unutmayın.

Aracınızı sattığınızda poliçenin kalan süresine denk gelen prim ve onun BSMV tutarı size iade edilmesi gerekmektedir. Bunun için acentenizi arayın ve satış nedeniyle poliçenin iptalini ve prim iadesini isteyin.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: HASAR OLDUĞUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

1. Kaza Tespit Tutanağı düzenlenmesini öğrenin.

2008’den itibaren trafik kazalarında -yaralanma gibi belirli haller dışında- polis/jandarma kaza tespit tutanağı düzenlememektedir. Bu nedenle kaza anında yapılması gerekenler şunlardır:

  • Öncelikle kazanın fotoğraflarını eksiksiz çekin (araçların konumu, hasar yerleri, yolun genel görünümü, kavşak/işaretleme vs.).

  • Araçları mümkünse güvenli bir yere çekin ve trafiği tıkamayın.

  • Kaza tespit tutanağı düzenlenecekse herkes kendi açısından olayı açık ve sakin bir şekilde tutanağa yazsın — tartışmaya veya kavgaya girmeyin. Zira çekilen fotoğraflar ve kaza yeri (kavşak, şerit, yol koşulu vb.) kusur tespitinde belirleyici olacaktır.

2. Onarım için yetkili / yetkisiz servis tercihinizi rasyonel şekilde yapın.

Yetkili serviste onarım yaptırmanın avantajlarını ve dezavantajlarını iyi bilmek gerekir.

Yetkili Servisin Avantajları

  • Kullanılan parçalar kural olarak orijinal parçalardır.
  • Parça tedariği daha hızlıdır.
  • Onarım süresi genellikle daha kısadır.

Yetkili Servisin Dezavantajları

  • Onarımı mümkün olan birçok parça yerine değişim tercih edilebilir.
  • Onarım bedeli yüksek çıkar, bu da TRAMER kayıtlarında daha yüksek hasar tutarı görünmesine neden olur.

Yetkisiz Servisin Avantaj ve Dezavantajları

Yetkisiz servislerin avantaj ve dezavantajları, çoğu zaman yetkili servislerin tersi yönündedir. Ancak burada kritik bir noktaya dikkat edilmelidir:

  • Değişim yerine onarım yapılan parçalar, eğer önemli mekanik parçalar ise ve ısıl işlem uygulanıyorsa, parça orijinalliğini kaybedebilir. Bu durum, olası bir sonraki kazada daha ağır maddi hasarlara ve hatta bedeni zararlara (sakatlık/ölüm) yol açabilecek riskler doğurabilir.

Ayrıca, sigorta şirketlerinin yetkisiz servislere parça tedarikinde ciddi gecikmeler yaşandığı da bilinmelidir.

Öte yandan, onarım işlemi, parça değişimine kıyasla daha düşük değer kaybına yol açar. Eğer karşı taraf %100 kusurlu ise, kusuru nispetinde değer kaybı tazminatı alacağınız için, servis tercihi yapılırken bu hususun da mutlaka dikkate alınması gerekir.

3. Isıl işlemle onarımı yerine değişim talep edin.

Onarımı teknik olarak mümkün olmayan mekanik, özel çelik ve metal alaşımlı parçaların, direksiyon kutusu, dingil, tabla taşıyıcı vb. bunların tamir edilerek (ısıl işlem görüyor bu parçalar ve mukavemetini kaybediyor) orijinali gibi kullanılması, hibrit araç radyatörlerinde soğutucu peteklerin köreltilerek tamir edilmesi; hava yastığı (airbag) onarımları ile araç beyinlerinin (ECU vb.) onarılması gibi uygulamaların tamamı, hem aracın değer kaybına yol açmakta hem de insan hayatını doğrudan tehlikeye atan, ağır yaralanmalara ve çok büyük maddi hasarlara neden olabilecek sonuçlar doğurmaktadır.

4. Eksper atama hakkınız olduğunu bilin.

Genel şartlara göre, sigorta ettiren veya sigortalı bu sözleşmeden kaynaklanan hasarlara ilişkin olarak eksper tayin edebilirler. Sigortacı, tazminatın belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri (eksper ücreti vs) bunlar faydasız kalmış olsalar bile ödemek zorundadır. Şirketlerin Genel Şartlarındaki bu kuralı daraltıcı özel şart koyamazlar. Uygulamada bir çok poliçede kısıtlayıcı özel şart görülmekle birlikte hukuken geçersizdir.

5. Kasko sigortası kapsamında değer kaybı ödemediğini bilin.

İMMS kapsamında maddi teminatınız varsa, kazada kusurunuz oranında karşı tarafın aracında oluşan değer kaybı, zorunlu trafik sigortası limitleri tükendikten sonra karşılanır. Ancak kendi aracınızda oluşan değer kaybı, karşı tarafın kusuru oranında trafik sigortasından ödenenler dışında, kasko sigortası tarafından karşılanmaz. Örneğin, kazada %100 kusurlu iseniz, oluşan hasarın onarımı sonrası oluşan değer kaybı zararı üzerinizde kalır.

Bu noktada benim farklı bir görüşüm mevcut, okumanızı tavsiye ederim. ⇓⇓⇓

Kasko Sigortası Kapsamında Neden Değer Kaybı Ödenmiyor?

6.Kazada karşı tarafın kusuru varsa değer kaybı bedelini almak için acele edin.

Karşı tarafın kusurlu olması hâlinde, araçtaki değer kaybını karşı aracın trafik sigortacısından talep etmeniz gerekir. Buna karşılık, onarım bedeli kasko sigorta şirketiniz tarafından ödenir ve kasko sigortacısı bu bedeli daha sonra kusurlu aracın trafik sigortacısından rücu yoluyla talep eder.

Bu durumda;

-Onarım bedeli + değer kaybı toplamı, kazanın meydana geldiği tarihte trafik sigortasının maddi teminat limitini aşmıyorsa, herhangi bir sorun yaşanmaz. Hem siz hem de kasko sigortacısı, kusur oranına göre (%100, %50 vb.) tazminatınızı alırsınız.

Ancak maddi teminat yetersizse, kritik bir husus devreye girer:

-Aynı zaman aralığında, yani birinin ödemesi yapılmadan diğerinin de başvurması hâlinde, maddi teminat talep edilen toplam tazminat içindeki pay oranında (garame) paylaştırılır.

-Siz başvuruda gecikirseniz ve kasko sigortacısına ödeme yapılmış olursa, kalan teminat sizin zararınızı karşılamaya yetmeyebilir. Hatta bazı durumlarda, kasko sigortacısı mevcut maddi teminatın tamamını tüketmiş olabilir.

Bu noktada çok kritik bir konuya dikkat çekmek gerekir:

👉 Değer kaybı talebi için, kasko sigortacısından ekspertiz raporunu almanız gerekir. Mevzuat gereği bu raporun verilmesi zorunludur ve eksperlere bu konuda açık bir yükümlülük getirilmiştir.

Ancak, yukarıda açıklanan süreçte ortaya çıkabilecek menfaat çakışması nedeniyle, uygulamada bu raporu almakta ciddi güçlüklerle karşılaşılabilmektedir.

7. Tazminat red edilme durumları

Uygulamada sıkça suiistimale yol açan ve teminat dışı sayılabilecek bazı durumlara dikkat çekmek isterim:

  • Sürücü belgesi olmayan kişilerce araç kullanımı: Ehliyetsiz olupta kaza yapanların bazıları şöför değiştirip tazminat taleplerinde bulunabiliyor. Günümüz teknolojisi sayesinde şirketler bunu çoğu kez tespit edebiliyor; böyle bir girişim hem ahlaken yanlış hem de suç teşkil edebilir — sakın denemeyin.

  • Uyuşturucu veya yasal sınırın üzerindeki alkol kullanımı: Bu tür hallerde kaza alkoldan kaynaklanıyorsa (bazen alkollü sürücünün aracına diğer sürücü kusurlu şekilde çarpabiliyor, bu durumda alkollü araç kullanımı tazminat almanızı engellemez) teminat dışıdır. Kaza sonrası mutlaka hastaneye gidip alkol/uyuşturucu raporu (kan/alvon) alınmasını sağlayın; aksi halde ileride ispat güçleşir. Alkollü iken kaza yapıldıktan sonra sürücü değişikliği vakaları sıklıkla yaşanmaktadır. Özellikle Cuma ve Cumartesi gecesinde eğlence mekanlarından çıkıldıktan sonra geç saatlerde bu tür kazalara çok rastlanılmaktadır. Sigorta şirketleri şüphelendikleri kazalarda daha çok emekli polis istihdam eden araştırma şirketlerine kazanın araştırılmasını talep ederek, sürücü değişimlerini tespit etmeye çalışmaktadırlar.

  • Kaza yerinden kaçma (olay yerini terk etme): Zorunlu haller (ör. sağlık nedeniyle acilen müdahale, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma) dışında, sürücünün olay yerini terk etmesi teminat dışıdır. Taraflar resimler çekip, kaza tespit tutanağını düzenledikten sonra kaza yerinden ayrılabilirler; ardından derhal en yakın sağlık kuruluşuna gidip alkol testi yaptırın ve durumu belgelendirin.

Özetle: kaza anında soğukkanlı, düzenli ve belgeli davranmak; olay yerinin fotoğraflarını almak; gerekli tıbbi raporları (özellikle alkol/uyuşturucu testlerini) zamanında temin etmek; ve hukuka aykırı uygulamalardan kaçınmak hem tazminat sürecinde hem de hukuki sorumlulukta sizi koruyacaktır.

8. Araç rayiç bedel tespiti

Kaza sonrası değer kaybı (karşı araç kusurlu ise) veya araç bedelinin tespiti için, benzer kilometre, model ve hasar geçmişine sahip araçların satış ilanları kaydedilmelidir. Özellikle 8–10 farklı ilan üzerinden alınacak ortalama fiyat, pazarlık payı olarak %5–10 indirildikten sonra teklif edilen tutarla karşılaştırılmalıdır. İlanların ekran görüntüleri sigorta şirketine ibraz edilerek, teklifin buna göre revize edilmesi talep edilebilir. Bu yöntem çoğu durumda kabul görmektedir.

Perte ayırmanın kuralı değişti, bilmenizde fayda var.

Kasko Sigortasında Tam/Ağır Hasarlı Araç İşlemlerine İlişkin Genelge

Diğer taraftan, hem tam/ağır hasarlara ilişkin tazminatlarda hem de kısmi hasar ödemelerinde, sigorta şirketleri çoğunlukla ibraname imzalanmadan ödeme yapmamaktadır. Eğer ödenen tutarın tam hakkınızı karşılamadığını düşünüyor ve ileride dava açma ihtimalini göz önünde bulunduruyorsanız, ibranamede mutlaka imzanızın üstüne veya altına “fazlaya ilişkin haklarımı saklı tutuyorum” ibaresini eklemeyi unutmayın. Aksi halde aşağıdaki örnekteki gibi Tahkim veya Mahkeme sürecinde kaybetme ihtimaliniz oldukça yüksek olabilir. Eğer bu ibare nedeniyle şirket tazminatınızı ödemiyorsa, e-devlet üzerinden SEDDK ya şikayette bulunun, zira bu Kurumun şirketlere ibraname imzalattırmanın yasak olduğuna dair düzenlemeleri bulunmaktadır.

4. Hukuk Dairesi 2023/784 E., 2025/1179 K.

“…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin; işletenler ve onların hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bağlayıcı nitelikte olduğu, eldeki davanın kasko poliçesine dayalı olarak açıldığı, belirtilen maddenin kasko sigortalarında uygulanamayacağı, taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmayan 25.08.2021 tarihli ibranamenin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

İtiraz Hakem Heyetince temyize konu kararın gerekçesinde; sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olduğu, başvuranın ibraname imzalamasının gerçek zarardan vazgeçildiğini göstermediği, ibranamenin makbuz niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de davacının ibranamenin imzalandığı tarihte baskı altında ve zorda olduğunu ileri sürmediği, herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ibranamenin imzalandığı gözetildiğinde, davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Bu konudaki çalışmamı okumanızı tavsiye ederim. ⇓⇓⇓

Kasko Sigortasında Perte Ayırma ve İbraname Sorunu

9. İbraname/arabuluculuk tutanağı mevzusu

Uygulamada sigorta şirketleri, genelde tazminat ödemesinden önce sigortalıya ibraname imzalatmaktadır. Oysa ki, bugüne kadar yaptığı duyurularda sigortalılardan ibraname alınmaması gerektiğini açıkça ifade etmiştir.

Trafik sigortası kapsamında tazminat taleplerinde, Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesi gereği; zarar gören kişi, iki yıllık hak düşürücü süre içinde, ibraname imzalamış olsa dahi ödenmesi gereken tutar ile ödenen tutar arasında bariz bir fark varsa (genelde %10 kabul edilmekte) ek tazminat talebiyle yeniden başvurabilir ve dava açabilir.

Ancak kasko sigortası mevzuatında buna paralel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, açık bir irade sakatlığı (hata, hile, ikrah vb.) olmadıkça, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına gereği hem Sigorta Tahkim’de hem de mahkemelerde ibraname imzalandıktan sonra ek tazminat talepleri reddedilmektedir.

Buna karşılık, ibranameye “fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla” şerhi eklenmesi hâlinde, ek tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Ancak uygulamada, bu şekilde şerh konulmuş ibranamelere dayanılarak bazı sigorta şirketlerinin ödeme yapmaktan kaçındıkları da görülmektedir. Bu durumda sigortalının, e-Devlet üzerinden CİMER üzerinden SEDDK’ya şikâyet başvurusunda bulunması gerekmektedir. Tabi süreci geçiktirir.

Sonuçta tazminatı bir an önce almak zorunda iseniz, ibraname imzalayıp tazminat alındıktan hemen sonra, bazı hukukçular noter aracılığıyla fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna dair protesto gönderilmesi önermektedir.

Son yıllarda yaygınlaşan esas uygulama ise, tazminat ödemesi sırasında sigortalıya ihtiyari arabuluculuk kapsamında arabuluculuk anlaşma tutanağı imzalatılmasıdır. Başka bir ifadeyle, klasik ibraname yerine artık arabuluculuk anlaşma tutanağı kullanılmaktadır.

Bu noktada kritik bir uyarı yapmak gerekir: Arabuluculuk anlaşma tutanağı mahkeme ilamı hükmündedir. Dolayısıyla bu belge imzalandığında ek tazminat için dava açamazsınız. Sadece arabuluculuk anlaşmasına karşı iptal davası açabilirsiniz.

Bu nedenle, eksik tazminat aldığınızı düşünüyorsanız kesinlikle arabuluculuk tutanağını imzalamamanız gerekir. Bu durumda en kısa yargılama yaptığı için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmanız en rasyonel çözüm olur. Ancak bunun da 3–5 ay civarında gecikmeli tazminat alınması sonucunu doğurabileceği de unutulmamalıdır.

Abone
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Hasarlanan Aracınızın Değer Kaybı Hesabı Nasıl Yapılır?

Bir araç onarım gördüğünde, çok istisnai durumlar (örneğin 30...

Yaşam Teminatlı Hayat Sigortaları!

Hayat sigortası BES’ten daha önemlidir, bu sloganı ben çıkarmış...

Devlet Desteğinin Azaltılmasının #BES ve Sigortacılık Sektörü Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı oranının düşürülmesi, hayat ve...

BES’te Devlet Katkısı Oranı Düşecek mi?

Cumhurbaşkanına, BES’te devlet katkısı oranının %50 artırılmasına ya da...

Hasarlanan Aracınızın Değer Kaybı Hesabı Nasıl Yapılır?

Bir araç onarım gördüğünde, çok istisnai durumlar (örneğin 30...

Yaşam Teminatlı Hayat Sigortaları!

Hayat sigortası BES’ten daha önemlidir, bu sloganı ben çıkarmış...

Devlet Desteğinin Azaltılmasının #BES ve Sigortacılık Sektörü Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı oranının düşürülmesi, hayat ve...

BES’te Devlet Katkısı Oranı Düşecek mi?

Cumhurbaşkanına, BES’te devlet katkısı oranının %50 artırılmasına ya da...

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının Kapsamı, Dolaylı Zararlar ve Uygulamadaki Tartışmalar

Giriş Motorlu araç işletilmesinden doğan hukuki sorumluluğun teminat altına alınması...

TRAMER Uygulaması Işığında Trafik Kazalarında Kusur Dağılımı Sorunu

1 Nisan 2008 tarihinden itibaren, aşağıda sayılan hâller dışında...

SEDDK’dan Değer Kaybı Ödemelerinde Önemli Düzenleme Sinyali 🚦

SEDDK Başkanı Davut Menteş, Hacettepe Üniversitesi 5. Sigorta ve...

İlgili Makaleler

0
Düşüncelerinizi duymak isterim, lütfen yorum yapın.x