Brokerlar sigortalıyı temsil eder. Dünyadaki uygulamalara bakıldığında, sigorta şirketleriyle hiçbir organik bağları bulunmaz; sigorta şirketine karşı bağımsızlık ve tarafsızlık, bu mesleğin temelidir.
Ancak bizde her şeyi sulandırma alışkanlığı, brokerlık müessesine de sirayet etti. Yönetmeliğe, şirket ile broker arasında protokol yapılabileceğini yazdık.
“MADDE 16 – (1) Şirketler tarafından brokerlere verilecek yetkinin kapsam ve sınırı ile çalışma esasları protokolle belirlenebilir. Brokerler, şirketlere portföy taahhüdünde bulunamaz”
Bu maddeye göre sigorta şirketleri brokarlara üretim hedefi koyamaz.

Sonuçta broker (sigortalıyı temsil eden) ile acente (şirketi temsil eden) arasında uygulamada bir fark kalmadı.
Bu nedenle, tüm acentelerin broker yapısına dönüştürülmesi de sektörde daha sağlıklı bir işleyiş sağlayabilecek bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Bu modelde, sigorta şirketleri ürünlere ilişkin gerekli aydınlatmayı brokerlara (sigortalıyı temsile edene) yapmakla yükümlü olurken, sigortalıya yönelik aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğü brokerlara devredilecektir.
Bu yaklaşım, brokerın sigortalıyı temsil etmesi ilkesini güçlendirecek; buna paralel olarak aydınlatma yükümlülüğünden doğan hukuki sorumluluk da doğrudan broker üzerinde olacaktır. Bu sorumluluğun bilincinde olan brokerların, sigortalıyı daha doğru ve kapsamlı şekilde bilgilendirme yönünde daha özenli hareket etmesi beklenir.
Sonuç olarak, bu yapı hem temsil ilişkisinin netleşmesine hem de bilgilendirme kalitesinin artmasına katkı sağlayarak, mevcut sisteme kıyasla daha etkin ve güvenilir bir sigortacılık pratiği oluşturabilir.
