Sigortalı ile müşterek sigorta (koasürans) yapılması, zararın taraflar arasında paylaşılması anlamına gelir. Bu çerçevede, poliçede sigorta bedeli üzerinden bir muafiyet öngörülmüşse, öncelikle bu muafiyet tutarı düşülmeli; kalan zarar ise sigortalı ile sigortacı arasında koasürans oranına göre paylaştırılmalıdır. Ancak incelediğim eksper ve bilirkişi raporlarında, bu kuralın çoğu zaman hatalı şekilde uygulandığını gözlemlemekteyim.
Benzer şekilde, aşkın sigorta durumlarında da sıkça karşılaşılan bir hesaplama hatası söz konusudur. Böyle hallerde, muafiyetin düzeltilmiş (gerçek) sigorta bedeli üzerinden hesaplanması gerekirken, uygulamada genellikle aşkın (şişirilmiş) sigorta bedeli esas alınmaktadır. Bu da zararın doğru paylaşılmasını engelleyen önemli bir teknik hatadır.
Bu konuları geçmişte detaylı biçimde ele alarak bir makale yayımladım. Akabinde, görüşlerimi SEDDK’nın Hasar Denetim Rehberi’ne de yansıttım ve bu teknik tartışmanın artık netliğe kavuştuğunu düşünmüştüm. Ancak ne yazık ki bugün gelinen noktada, aynı hataların halen sürdüğünü üzülerek görmekteyim.
Bu bağlamda kaleme aldığım makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
[Sigorta Araştırmaları Dergisi – İlgili Makale Linki]
Sigorta-Tazminat-Hesabinda-Indirim-Kalemleri
Bu konuda yalnızca muafiyet ve müşterek sigorta uygulamasında değil, sovtajın (hurda değerin) düşürülmesinde de ciddi hatalar yapıldığını gözlemliyorum. Kanaatimce, uzun süredir yanlış biçimde sürdürülen bu uygulama, artık yerleşik hale gelmiş durumda. Ne yazık ki eksperler, bilirkişiler ve hatta hâkimler dahi aynı hatayı tekrar etmeye devam ediyor. Bu çerçevede, konuyu daha geniş ele aldığım kitabımın ilgili bölümünü de sizlerle paylaşıyorum.
Sigorta Muhasebesi Kitabımdan ilgili bölüm: