“Sigorta şirketinin avukatıyım, vekâlet verirseniz; onarım bedelinizi en hızlı şekilde tahsil edeceğiz” diyerek arayanlar oluyor. Hatta bazıları, “Hasarınız için SBM (TRAMER) veya Sigorta Tahkim Komisyonu bizi görevlendirdi, tazminat almanıza yardımcı olacağız” şeklinde kendini tanıtıyorlar.
👉 Oysa hiçbir sigorta şirketi sizi arayıp “vekâlet verin” demez. SBM ya da Sigorta Tahkim Komisyonu da avukatlık hizmeti vermez. Biraz düşününce bunun ne hukuki ne de ticari açıdan mantıklı olmadığı zaten anlaşılır.
Nasıl işliyor?
Sizden vekâlet alınıyor. Araç, en düşük maliyetle onarılıyor; değişmesi gereken parçalar yan sanayi ile değiştiriliyor, hatta hayati önemdeki bazı parçalar dahi ısıl işlemle onarılabiliyor. Daha da kötüsü, sağlam orijinal parçaların dahi çalınabildiği vakalarla karşılaşılabiliyor.
Bu şekilde örneğin 100 liraya mal edilen bir onarım için, kendileri ile birlikte çalışılan eksperlerin raporlarıyla sigorta şirketinden 400–500 lira tazminat talep ediliyor.
Ödeme yapılmazsa tahkim veya mahkemeye gidiliyor. Dosya bilirkişi fotoğraflar üzerinden orijinal parça fiyatları esas alınarak 200–300 lira civarında bir onarım bedeli hesaplıyor. Başka bir ifadeyle, normal onarım bedeli (300 TL) ile düşük kaliteli onarım maliyeti (100 TL) arasında yapay bir fark yaratılıyor.
Peki kaybeden kim?
Araç sahibi.
Neden?
- Araç, kalitesiz yan sanayi ve ısıl işlem görmüş parçalarla onarıldığı için bir sonraki kazada hem maddi hem bedeni zarar riski artar. Bir sonraki kazada normalde 100 liralık bir hasar olacakken, kötü ve ısıl işlemli parçalar nedeniyle zarar 500 liraya ulaşabilir; hatta sakatlık ve vefat riski de yaratabilir.
- Kalitesiz onarım nedeniyle araç satılırken ekspertizde değer düşer. Yani kötü onarım, aracın piyasa değerini düşürebilir, bu şekilde araçtaki değer kaybını artırır.
- SBM’de oluşan hasar kaydı büyüklüğü de değer kaybı yaratabilir. Hasar tutarı ne kadar yüksek görünürse değer kaybı da o kadar artar. 100 liraya onarılan araç artık 300 lira görüneceği için, araç satışında değer kaybınız daha yüksek olacaktır.
- Trafik sigortası limiti (2026 için 400.000 TL) dolduğunda, varsa kasko veya ek teminat olarak satılan İMMS üzerinden tazminat alınabilir.
- Limitler elverdiği ölçüde hem trafik sigortasından hem de İMMS’den onarım bedeli ve değer kaybı tahsil edilebilir.
- Sigorta teminatlarını aşan zararlar, kazada kusurlu olan karşı taraftan talep edilebilir.
- Onarım süresince aracın kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet bedeli de kusurlu (karşı) taraftan istenebilir.
Kritik nokta
4–7 arasındaki tahsilatlar, mahkeme veya tahkim kararı olsa bile çoğu zaman icra takibine konu edilmeden alınır. Bunun anlamı:
- Bu şekilde yapılan tahsilatlar UYAP’ta (e-Devlet’te) görünmez. Dolayısıyla araç sahibi süreci ve tahsilatı kontrol edemez.
- Bu durumda tahsil edilen tutarın daha azı size verilebilir. Örneğin 500 lira tahsil edilip araç sahibine 200 lira ödenebilir.
8. Arabuluculuk sistemindeki temel sıkıntı
Telefonla vekalet toplayan bazı avukatlar, kendi ücretlerini maksimize etmek adına arabuluculukta daha düşük onarım, değer kaybı veya mahrumiyet bedeline razı olabilir. Arabuluculuk anlaşması imzalandığında, kesin mahkeme kararı (ilam) kabul edildiği için uzlaşma sağlanan tazminat konularında yeniden dava açma şansınızı kaybediyorsunuz.
9. Bedeni tazminatlar konusuna gelirsek;
Öncelikle sağlık kurulu raporu alınır ve akabinde sigorta şirketinden aşağıdaki tazminat kalemleri talep edilir:
a) İyileşme süresince bakıma muhtaç olunan dönem için **geçici bakıcı gideri tazminatı**
b) İyileşme süresine ilişkin **geçici iş göremezlik tazminatı**
c) Sürekli sakatlık oranı belirlenmesi hâlinde **sürekli iş göremezlik tazminatı**
d) SGK tarafından karşılanmayan bazı tedavi giderleri (baston, ortopedik yatak vb.) ile ulaşım giderleri gibi **SGK’ya fatura edilemeyen tedavi giderleri**
e) Sürekli sakatlık oluşması ve kalıcı bakıma muhtaçlık süresinin tespiti hâlinde **kalıcı bakıcı gideri tazminatı**
f) Vefat hâlinde **cenaze ve defin masrafları**
Burada dikkat edilmesi gereken iki önemli husus bulunmaktadır:
Birincisi, daha yüksek vekâlet ücreti elde etmek amacıyla yukarıdaki kalemler için ayrı ayrı ve farklı zamanlarda dava açılmasıdır. Bu yöntem çoğu zaman tazminata daha geç ulaşılmasına neden olabilmektedir.
İkincisi ise, daha hızlı yargılama imkânı sunmasına rağmen vekâlet ücretinin Asgari Ücret Tarifesi üzerinden 1/5 oranında belirlendiği bir sistem olması nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu yerine, vekâlet ücretinin tarifeye göre tam olarak uygulandığı mahkemelerin tercih edilmesidir. Oysa bu tercih, yargılama sürecinin uzamasına yol açmakta; süreç uzadıkça özellikle son yıllarda yaşanan hiper enflasyon döneminde kaza tarihinde geçerli olan teminat limitleri reel olarak eriyebilmekte ve ortaya çıkan yüksek tazminatların önemli bir kısmı vatandaşın üzerinde kalabilmektedir.
Avukatlar açısından ise çoğu durumda belirgin bir kayıp söz konusu olmamakta; zira her hâlükârda Türkiye Barolar Birliği’nin her yıl açıkladığı cari vekâlet ücretine göre ücretlerini tahsil edebilmektedirler.
Daha fazla bilgi için ⇓⇓
Sigorta Tahkimde Vekâlet Ücreti Uygulanmasının Dolaylı Sonuçları
Bütün bu uygulamalar maalesef sigorta sektöründe oldukça yaygındır.
Özet
“Hızlı ödeme” vaadiyle alınan vekâletlerde çoğu zaman en büyük zararı araç sahibi görür.
📢 Bu tür aramalara temkinli yaklaşın. Tanımadığınız kişilere vekâlet vermeyin. Vekâlet verecekseniz güvendiğiniz kişilerle çalışın. Genel vekâlet yerine sınırlı yetkili vekâlet verin (örneğin sadece onarım bedeli için). Vekâletnamenin süreli olması da önemlidir; 1 yıl genellikle yeterlidir.