Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) yaşanan sorunları daha iyi anlayabilmek ve çözüm önerileri geliştirebilmek amacıyla bir süredir sistemin paydaşlarıyla doğrudan görüşmeler yapıyorum. Bu kapsamda, BES şirketlerinin yöneticileri, uzmanlar ve diğer ilgili taraflarla temas kurarak hem mevcut sorunları yerinde tespit etmeye hem de çözüm odaklı bir bakış geliştirmeye çalışıyorum.
Bu görüşmelerden biri de, Adendum firmasının ortağı ve eski SEDDK yöneticilerinden Sayın Ali Haydar Elveren ve ekibi ile gerçekleştirdiğimiz toplantılardı. Kendisine hem bazı teknik konularda bilgi taleplerimi ilettim hem de geliştirdikleri uygulamaları dinlemek istediğimi belirttim. Sağ olsun, nazik bir şekilde davetimi geri çevirmedi. Görüşmeyi oldukça verimli ve bilgilendirici bulduğum için, edindiğim bazı izlenimleri sizlerle de paylaşmak istedim.
Bu kapsamda iki ayrı toplantı gerçekleştirdik. İlk toplantımızı geçtiğimiz haftalarda yapmıştık. Bu toplantıda, BES’te getiri performansına ilişkin mevcut sorunları ele aldıktan sonra, bu sorunlara çözüm üretmek amacıyla geliştirdikleri “BESyönet” platformunu tanıttılar. Ben de bu verimli görüşmeye ilişkin izlenimlerimi, sosyal medya hesaplarım üzerinden aşağıdaki metinle paylaşmıştım.
“Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) fonlarının önemli bir kısmının, özellikle son üç yılda TÜİK tarafından açıklanan enflasyonun altında performans gösterdiğini, Zeynep Candan Aktaş’ın değerli paylaşımlarından da sıkça görmekteyiz. Elbette bu tabloya, son yıllarda uygulanan faiz politikaları ile birlikte Covid-19 pandemisi, Ukrayna ve Filistin savaşlarının etkisi de yadsınamaz.
BES hesaplarında yapılan fon değişiklikleri ve BEFAS üzerinden gerçekleştirilen işlemler, gerçek getirinin sağlıklı şekilde ölçülmediği bilgisi üzerine yaklaşık 2-3 aydır araştırma içindeydim. Bu kapsamda, BES’in Türkiye’ye kazandırılmasında önemli rol üstlenmiş eski bir Hazine bürokratı olan Ali Haydar Elveren Bey ile temasa geçtim. Bugün kendisi ve ekibiyle zoom üzerinden bir araya geldik. Kendi şirketlerinin geliştirdiği “BES Yönet” adlı yazılımı yaklaşık iki saat boyunca detaylı biçimde tanıttılar.
Bu yazılım, kişinin geçmişte yaptığı tüm fon değişikliklerini dikkate alarak; başlangıçtan bugüne, son bir yıl içinde ve yılbaşından bu yana elde edilen gerçek fon getirilerini dönemsel olarak ortaya koyabiliyor. Fon değişikliklerinin getiri üzerindeki etkisi ayrı ayrı analiz edilebiliyor. Ayrıca, mevcut fon tercihleriniz ile örneğin altın fonu tercih etmiş olsaydınız, getiri farkını grafiksel olarak görmeniz mümkün.
Sistemde kazanç/kayıp alarmı tanımlanabiliyor ve belirli eşikler aşıldığında kullanıcıya fon değişikliği yapması yönünde uyarı verilebiliyor. Buna ek olarak, mevcut katkılarınız üzerinden belirli bir reel getiri varsayımıyla, süre sonunda ulaşılabilecek birikim düzeyini projekte eden bir özellik de mevcut.
Tüketici lehine olan her türlü çabayı desteklemek adına bu güzel programı burada paylaşmakta bir sakınca görmüyorum. Benzer analiz araçlarına ulaşmam halinde, onları da paylaşacağım. Bu tür programların biz tüketicilerin kullanımına sunması için hem şirketler hem de dağıtım kanalları tarafından aktif şekilde kullanılması gerektiğine inanıyorum.
Öte yandan, SEDDK’nın da BES fonlarının gerçek getiri performansının ölçülmesine yönelik daha net düzenleme ve denetleme mekanizmaları oluşturması gerektiğini düşünüyorum.”
Söz konusu paylaşımımın, hem sektör hem de akademik çevrelerde ilgiyle karşılandığını öğrenmek beni ayrıca mutlu etti. Bu kez ise gerçekleştirdiğimiz ikinci toplantıda, “Portföy Yönetim Şirketleri Portalı” ve “SigortamYönet” programlarına ilişkin detaylı bir sunum yaptılar.
Bu ikinci toplantının ana gündemlerinden biri, katılımcıların talep etmeleri halinde BES fonlarının yönetiminin Portföy Yönetim Şirketlerine (PYŞ) devredilmesi konusuydu. Mevzuat buna imkân tanımasına rağmen, sistemde bulunan katılımcıların büyük çoğunluğunun birikim/fon/risk yönetimi algısı hâlâ Emeklilik Şirketleri (EŞ) üzerinden PYŞ’lere iletilmemektedir.

Birkaç ay önce, X platformunda yüksek takipçisi olan bir ekonomist, “Neden BES fonların yönetimini Emeklilik Şirketleri üstlenmiyorlar? Neden vatandaşın tercihine bırakılıyor?” şeklinde bir eleştirisini hatırladım. Finansal okuryazarlığın düşük olduğu toplumumuzda, çoğu katılımcının hâlâ ilk tercih ettiği fonlarda ya da standart fonlarda devam etmesi, bu alanda yeni bir gelişim ihtiyacını ortaya koyuyor. O zaman o paylaşıma cevapla portföy yönetimin EŞ’lerine dolaylı olarak PYŞ bırakılabileceğini, ancak kötü yönetimi önlemek adına enflasyon üstü getiri garantisi verilebileceğini yazmış idim. Tabi bunun da getiri risk algısı yüksek olan katılımcılara ters geleceği açıktır.
Bu çerçevede, belki de bir düzenleme ile vatandaş açık rızası olması halinde, tüm fonların yönetimi doğrudan Portföy Yönetim Şirketlerine bırakılmalı, getirinin garantisini Emeklilik Şirketi sağlamalı, buna karşılık performans kesintisi sistemi de yeniden gözden geçirilmelidir. Ancak mevcutta performans kesintilerin katılımcıların kredi kartından yapılması bana doğru gelmedi, mevcut varlıktan kesilmesi daha mantıklı gözükmekte.
Bu şirketin, PYŞ Portalı ise katılımcı verileri EŞ’de olduğundan günlük olarak “birikimlerimi PYŞ yönetsin” diye tercihte bulunan katılımcı bilgilerinin, EŞ ile PYŞ arasında gerekli veri akışını sağlamaktadır. Ayrıca PYŞ seçimi, karşılaştırma ölçütü belirlenmesi, PYŞ’nin katılımcı veya grup bazında alacağı aksiyonların EŞ’ye iletilmesi, varsa karşılaştırma ölçütü üstündeki üzerindeki komisyon ve gelir paylaşımları da dahil bu işlemleri kolaylıkla yapmaya yarayan bir arayüz.

Bunun dışında ek fonksiyonlar, işlevsel yetenekler, değer önermeleri ihtiva eden geniş kapsamlı bir program olduğunu gördüm. Mesela vatandaşın hoşuna gidecek bir What-İf Analizi bölümünü burada bahsetme istiyorum. Bu analiz BES fonu performansınız ile alternatif yatırım araçlarınızı aynı anda gösterebiliyor. Örneğin altına yatırsaydım ne olurdu görebiliyorsunuz.

Üçüncü ürünleri olan SigortamYönet ürünü ise, bireylerin risk ve birikim algısına göre hanehalkı gelirlerini, gelirden ayrılacak prim ve katkı tutarı toplamı dahil çok faktörü dikkate alarak hayat ve bes ürün önermeleri yapan bir yazılımdır. Bir anlamda satış aşamasında kişiye “bir ürün” satmak değil bireysel emeklilik veya hayat sigortasından hangisine hangi öncelikte ne kadar ihtiyacı olduğunu öneren satış sürecini daha analizlere ve ihtiyaçlara dayalı olarak gerekçelendiren bir yazılımdır.

Bunun sonucunda aşağıdaki örnek gibi size öneri paketi sunuyor.

Her iki yazılım da aktif olarak kullanılmaktadır.
Umarım, BES’in büyümesi için gerekli olan yüksek getiri performansını artırmaya yönelik programlar çoğalır ve sektör genelinde yaygın şekilde kullanılır. Ben de bu tür faydalı programları, hiçbir karşılık beklemeden burada tanıtmaya devam edeceğim.


Merhabalar Hocam. Bu kapsamlı analiz için çok teşekkür ederiz.
Kaleminize Sağlık..