Sigorta Tahkimde Vekâlet Ücreti Uygulanmasının Dolaylı Sonuçları

Sigorta Tahkim Komisyonunda taraflara uygulanacak vekâlet ücretine ilişkin Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin onyedinci fıkrası son derece açıktır:

“Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir.”

Bu hüküm uyarınca STK kararlarında:

Talebi kabul edilen taraf lehine tam vekâlet ücreti,

Talebi reddedilen taraf aleyhine ise AAÜT’nin 1/5’i oranında vekâlet ücreti

uygulanması gerekmektedir.

Ne var ki, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ile bu açık Kanun hükmü fiilen değiştirilmiş ve her iki taraf yönünden de 1/5 oranında vekâlet ücreti uygulanması öngörülmüştür. Danıştay, bu yönetmelik hükmünün açık Kanun maddesine aykırı olmasına rağmen iptal yönünde bir karar vermemiştir.

Bu gelişmeler sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Danıştay’ın yaklaşımını esas alarak içtihadını değiştirmiş ve her iki taraf lehine de, maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla, AAÜT’nin 1/5’i oranında vekâlet ücreti uygulanması gerektiği yönünde kararlar vermeye başlamıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu hakemleri de büyük ölçüde bu içtihada uyum sağlamış ve uygulama pratikte bu şekilde yerleşmiştir.

Mahkemelerde Vekalet Ücreti Mevzusu ve Avukatların Tercihi

AAÜT’nin 1/5 oranındaki vekâlet ücreti yalnızca Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları için geçerlidir. Dolayısıyla, zarar görenin avukatı uyuşmazlığı mahkemeye taşıdığında AAÜT gereği tam vekâlet ücreti alacaktır. Bu nedenle, mahkeme süreçlerinin Yargıtay aşamasıyla birlikte 3–5 yılı bulduğunu bilmelerine rağmen birçok avukat, özellikle yüksek tutarlı dosyalarda tam vekâlet ücreti elde edebilmek için uyuşmazlıkları STK yerine mahkemeye götürmeyi tercih etmektedir.

Diğer taraftan avukatlar, yüksek enflasyon nedeniyle tazminat tutarlarının ciddi biçimde arttığı bu dosyalarda:

-Yılda bir kez güncellenen Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca güncel tam vekâlet ücretini aldıkları için herhangi bir kayba uğramamakta,

-Hatta çoğunlukla açıklanan enflasyonun üzerinde belirlenen AAÜT artışları sayesinde, açıklanan enflasyona kıyasla reel artış kadar ek kazanç elde edebilmektedir.

Teminatların Erozyonu ve Tazminatlardaki Yüksek Artış

Bilindiği üzere, tazminat hesaplanırken Genel Şartlar gereği kaza tarihinde geçerli azami trafik teminatları esas alınmaktadır. Başka bir deyişle, tazminat yıllar sonra ödense bile sigortacının sorumluluğu kaza tarihindeki teminatlarla sınırlıdır. Oysa poliçe tanzimi sırasında sigortalı tarafından ödenen primin (2 birim) enflasyon üzerinden güncellenmesi hâlinde, bu tutarın güncel primlerden (1 birim) daha yüksek olduğu ve güncel teminatlardan dahi daha yüksek bir teminat seviyesine karşılık geldiği görülmektedir. Başka bir deyişle, sigortacılık tekniğine uygun olmayan bir idari düzenleme ile karşı karşıyayız.

Diğer taraftan, sürekli sakatlık oranının tespiti için iyileşme sürecinin tamamlanması beklenmekte; bazı sakatlık türlerinde ise ayrıca bir yıllık bekleme süresi bulunmaktadır. Bu süreye uzun süren yargılama aşamaları da eklendiğinde, kaza tarihinden 5–6 yıl sonra mahkeme kararları çıkabilmektedir.

Bu iki hususa ek olarak, Türkiye son yıllarda çok yüksek enflasyon sürecinden geçmiştir. Bu süreçte:

1. Kaza tarihindeki teminatlar, enflasyon karşısında uzun yargılama süresi boyunca reel olarak hızla erimiştir. Ayrıca, kamu otoritesinin trafik teminatlarını yeterince artırmaması nedeniyle bedeni teminatlar 01.03.2010 tarihinde 147.179 dolar seviyesindeyken, zaman içinde eriyerek 28.09.2025 itibarıyla 42.237 dolara gerilemiştir. (Kaynak: 21/11/2025 Sigorta Hakemleri Derneği Sigorta Hukuku Sempozyumu, Av. Kamil Özbasan sunumu).

Bu tablo, teminat artışlarının sadece nominal kaldığını; reel olarak ise çok ciddi bir düşüş yaşandığını göstermektedir.

2. Aynı dönemde hükümet, yüksek enflasyon nedeniyle düşük gelirli kesimleri desteklemek amacıyla asgari ücretleri enflasyonun üzerinde artırmıştır.

Bu iki etkenin sonucunda, özellikle sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatları hesap tarihinde geçerli güncel ücret seviyeleri üzerinden belirlendiği için milyon TL’yi aşan tazminatlar ortaya çıkmaktadır. Oysa kaza tarihindeki trafik sigortası teminatları bu tutarların çok altında kaldığından, teminatı aşan tutarlar doğrudan zarar veren vatandaşın üzerine kalmıştır ve kalmaya da devam etmektedir. Böylece yüz binlerce kişi adeta ayazda bırakılmıştır.

Zarar görenler ise hem hak ettikleri tazminatları yıllar sonra alabilmekte hem de teminatı aşan kısmı zarar verenden tahsil etmeye çalışmakta; ancak karşı tarafın ödeme gücünün yetersiz olduğu durumlarda bu tutarlar hiç tahsil edilememekte veya uzun yıllar süren girişimlerle ancak kısmen tahsil edilebilmektedir.

Özetle, bu durum artık ciddi bir toplumsal sorun hâline gelmiştir.

Sigorta Şirketleri Açısından Konunun İncelenmesi

Sigorta şirketleri açısından, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatları dışındaki onarım bedeli, değer kaybı, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderleri gibi uyuşmazlıklarda —ister Tahkim’de ister mahkemede görülsün— tutarlar görece düşük olduğu için, tam vekâlet ücreti ile maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla AAÜT’nin 1/5 oranındaki vekâlet ücreti arasında çoğunlukla anlamlı bir fark oluşmamaktadır. Buna karşılık, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminat talepleri büyük çoğunlukla mahkemeler üzerinden geldiğinden, sigorta şirketleri bu dosyalarda her hâlükârda tam vekâlet ücreti ödemektedir. Başka bir ifadeyle, Tahkim’de tam vekâlet ücretinin uygulanması sigorta şirketleri açısından ilave ve kayda değer bir mali külfet doğurmayacaktır.

Diğer bir husus ise, yüksek enflasyon dönemlerinde yasal faiz oranlarının düşük olmasından kaynaklanan finansal avantajı kullanmak isteyen veya mali yapısı bozulan bazı şirketlerin, özellikle yüksek tutarlı tazminat taleplerini sistematik biçimde reddederek zarar görenleri dava yoluna yönlendirdikleri yönündeki iddialardır.

SONUÇ

Kamu otoritesinin, giderek büyüyen bu sosyal soruna karşı gerekli tedbirleri alarak hem mağduriyetleri azaltması hem de sigortacılığa duyulan güveni yeniden tesis etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kapsamda:

  • Trafik sigortasında serbest tarifeye geçilmesi
  • Yüksek enflasyon döneminde finansal avantaj sağlamak ve/veya mali yetersizliğini gizlemek amacıyla tazminat taleplerini hukuka aykırı sistematik bir şekilde red eden şirketler varsa ağır şekilde cezalandırılması,
  • Trafik sigortası teminatlarının Avrupa’daki gibi ya limitsiz hale getirilmesi ya da bedeni teminatları en az 40 Milyon TL düzeylerine getirilmesi; bunun mümkün olmaması halinde en azından 2010 yılı seviyelerine yükseltilmesi,
  • Teminatlar yükseltilmeyecekse, bedeni tazminatların hesaplanmasında Genel Şartlar değiştirerek kaza tarihindeki değil hesap tarihindeki teminatların geçerli olması,
  • Sigorta Tahkim Komisyonu’nda da mahkemelerde olduğu gibi her iki tarafa tam vekâlet ücretinin uygulanması; ancak Tüketici Hakem Heyetlerinde olduğu gibi, vekilsiz yapılan başvurularda başvuran aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmemesi,
  • Temyiz gitme sınırını yükseltilmesi

gerekmektedir.

Önerdiğimiz değişikliklerin hayata geçirilmesi hâlinde sigorta şirketleri, bedeni tazminatları çok daha kısa sürede ödeme eğilimine girecek; buna rağmen bir uyuşmazlık ortaya çıktığında ise Sigorta Tahkim Komisyonu süreci hızla sonuçlandıracak ve mağduriyetler kısa sürede giderilecektir.

Bu değişikliklerin trafik sigortası primleri üzerindeki etkisinin kısa vadede en fazla %10–20 aralığında olacağı öngörülmektedir. Ancak zamanla dava masrafları ve vekâlet ücretlerinde yaşanacak düşüş sayesinde orta ve uzun vadede reel bir prim artışı olmayacağı tahmin edilmektedir.

Abone
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Devlet Desteğinin Azaltılmasının #BES ve Sigortacılık Sektörü Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı oranının düşürülmesi, hayat ve...

BES’te Devlet Katkısı Oranı Düşecek mi?

Cumhurbaşkanına, BES’te devlet katkısı oranının %50 artırılmasına ya da...

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının Kapsamı, Dolaylı Zararlar ve Uygulamadaki Tartışmalar

Giriş Motorlu araç işletilmesinden doğan hukuki sorumluluğun teminat altına alınması...

TRAMER Uygulaması Işığında Trafik Kazalarında Kusur Dağılımı Sorunu

1 Nisan 2008 tarihinden itibaren, aşağıda sayılan hâller dışında...

SEDDK’dan Değer Kaybı Ödemelerinde Önemli Düzenleme Sinyali 🚦

SEDDK Başkanı Davut Menteş, Hacettepe Üniversitesi 5. Sigorta ve...

Devlet Desteğinin Azaltılmasının #BES ve Sigortacılık Sektörü Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı oranının düşürülmesi, hayat ve...

BES’te Devlet Katkısı Oranı Düşecek mi?

Cumhurbaşkanına, BES’te devlet katkısı oranının %50 artırılmasına ya da...

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının Kapsamı, Dolaylı Zararlar ve Uygulamadaki Tartışmalar

Giriş Motorlu araç işletilmesinden doğan hukuki sorumluluğun teminat altına alınması...

TRAMER Uygulaması Işığında Trafik Kazalarında Kusur Dağılımı Sorunu

1 Nisan 2008 tarihinden itibaren, aşağıda sayılan hâller dışında...

SEDDK’dan Değer Kaybı Ödemelerinde Önemli Düzenleme Sinyali 🚦

SEDDK Başkanı Davut Menteş, Hacettepe Üniversitesi 5. Sigorta ve...

Hakem Kararlarının UYAP’ta Gözükmemesi

Bazı eksper ve hukuk bürolarının yürüttüğü hasar satın alma...

Eksik Sigortanın Yanlış Uygulanması

Güncelleme Tarihi: 30.11.2025 “Sigorta sözleşmesi” başlıklı TTK’nın 1401. maddesi, “Sigorta...

İlgili Makaleler

0
Düşüncelerinizi duymak isterim, lütfen yorum yapın.x