Kasko sigortalarında, onarımda kullanılacak parçanın niteliği değişmesi gereken parçanın niteliğinden (orijinal, eşdeğer, yan sanayi, çıkma) bağımsız olarak sözleşmede (çoğunlukla orijinal) belirlenmektedir, sözleşmedeki parça niteliğine uygun değişim olmaması halinde sadece parça fiyat farkı için yargıya gidilebilir. Bu sigortalarda sözleşmenin tarafı olan sigortalı, aracını sigorta şirketine göstermeden onarım bedelini talep etmesi, Genel Şartlar’ın “1.6.Tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu haklarının saptanması için sigortacının veya yetkili kıldığı temsilcilerinin sigorta kapsamında yer alan şeylerde ve bunlarla ilgili belgeler üzerinde yapacakları araştırma ve incelemelere izin vermek” maddesi nedeniyle mümkün değildir, Yargıtay’ın son kararları (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3151 E, 2023/8564 K) da bu yöndedir. Ayrıca sigortalının, sigortacının teminat dışı hallerin (sürücünün kimliği ve alkol durumu) varlığını tespiti için en geç beş gün içinde ihbar zorunluluğuna uyması ve gerekli belgeleri sigortacıya vermesi de gerekmektedir.
Trafik sigortalarında ise sözleşmenin tarafı olmayan zarar görenin, sigortacıya aracını göstermeden onarım bedeli alması, değişmesi gereken parçaların ve bu parçaların niteliğinin (mevcut niteliğine uygun parça ile değişim zorunluluğundan dolayı) tespit edilmesinin resimler üzerinde mümkün olmaması ve sigortacının değişen parçalar üzerindeki rücu hakkının muhafazası nedeniyle normalde mümkün değildir, ancak yargıda bu konuda henüz bir içtihat oluşmamakla birlikte kasko konusunda Yargıtay’ ın son kararlarının trafik sigortalarına uyarlanması ve çalışmalarımın etkisi ile, gün geçtikçe zarar görenlerin aleyhine kararlar çoğalmaktadır.
İyi niyetli şekilde aracını onarımını yaptırmış zarar gören, aracının onarılmış halini sigortacıya göstermek ve rücuya konu değişen parçaları sigortacıya vermek koşuluyla tazminat alması da mümkündür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na bir madde eklenmesi ve SEDDK’nın bu alanlarda denetimler yapması sorunun çözümüne yardımcı olacaktır.

